



Gönderen Sıtkı Sıyrıl zaman: Pazar, Ocak 11, 2009 3 yorum


Gönderen Sıtkı Sıyrıl zaman: Cumartesi, Ocak 03, 2009 4 yorum

Gönderen Sıtkı Sıyrıl zaman: Pazar, Kasım 23, 2008 1 yorum

Bazen şekildeki gibi iki işaret parmağını, bazen dört parmağını birden, bazen de tek parmağını ağzına sokarak 80 farklı tonda ıslık çalabilen bir millet tanıyor musunuz? Tanımadınız mı? Peki, sadece ıslık çalarak bırak taksiyi, arabayı, askeri korteji bile durdurabilen, resmi geçidi bitiren vatandaşları olan bir millet tanıyor musunuz?.

Ya da genelkurmayından, köylüsüne, esnafından mühendisine kadar çalınan bir ıslığa mutlaka dönüp bakan başka bir millet desem.
Nasıl, hafızanız yerine geliyor mu? Düğünde ıslıkla tempo tutan, virtüöz olan, fiyuu fiyuu diye desibel rekorları kıran milleti soruyorum. Islıkla çağıran, ıslıkla harekete geçip, ıslıkla duran millet. Taklacı güvercininden, katırına tüm hayvanlarla ıslık ile iletişim kuran millet…
Gönderen Sıtkı Sıyrıl zaman: Pazar, Kasım 16, 2008 0 yorum
Zagor’un nasıl iletişim kurduğunu geçtiğimiz incelemelerde öğrendik. Nasıldı? Sen , arkadaki, fıstık yeşili gömlekli… Aah ahh. Cevap yok tabi. 1) Drunky Duck adlı postacı 2) Duman Mesajları 3) Tamtam mesajları. Hep yazdık bunları… Neyse, sıra geldi Zagor’un ulaşım yollarına.

Zagor fanı olmayanlar bile bilirler. Zagor yürür. Yaya yaya yürür. Günlerce yürür. Haftalarca yürür. Çiko’yla yürür, Çiko’suz yürür. Bıkmadan yürür. At var, eşek var, ne demeye yürüyor diye sorar gibi oldu biri. Cevabı basit. Darkwood denen yöre bataklık ve sık ormanlarla çevrili olduğundan isteseniz de at ile seyahat edemezsiniz. Bu sebepten Zagor’un kulübesinde at yoktur. Bir seyahate giderken yola mutlaka yaya çıkar.

Akabinde menziline göre, kaleden bir at bulur, yandan çarklı bir gemiye biner nehir varsa kanoyla takılır, ortamın koşullarına göre karda kayar, suda yüzer, havada uçar. Hatta otomobil, uçak, balon ve uzay gemisine bindiğini dahi gördük. Zagor böyle bir adam işte. Yüzeysel baktığında her yere yürüyen bir tip gibi gözüküyor ama biraz yakınlaştığında senin ikibinli yıllarda binemediğin kadar çok ve farklı araca onun daha binsekizyüzlü yıllarda bindiğini görebilirsiniz. Zagor oğlum bu, n’apar adamı!
Zagor maceralarının büyük çoğunluğunu Darkwood ve civarında yaşadığından çoğu macerasında yürür. Güzel. Peki yürüyen biri acelesi olduğunda ne yapar? Koşar değil mi? Zagorumuz ise bu durumda uçuyor. Acelesi var ise daldan dala uçar Zagor. Bu anlamda Zagor’un sevmediği bir şeydir koşmak. Zagor’un daldan dala atlama hadisesi Tarzan’dan arak olsa da Afrikalı Tarzan’ı Amerika’da kimse bilmediğinden Zagor bu yöntemi kendi yöntemi gibi benimsemiş ve görenlere de benimsetmiştir. Gönül ister ki bu ağaçtan ağaca atlama mevzusunu yerinde görsek denesek. Balta deneyimizde olduğu gibi ne kadarı gerçek ne kadarı abartı öğrensek diyorum. Ancak bu ahval ve şerait içinde zor.

Yürüme ve ağaçtan ağaca atlamaya Zagor’un en çok kullandığı ve sevdiği ulaşım yöntemleri dersek üçüncü sırayı elbette at alacaktır. Zagor’u at sırtında nadiren görsek de, kendisi usta bir binici olduğunu, nice kuşatmadan apaçi yöntemleri ile (atın yanına eğilip gözükmeyerek) kaçtığını biliriz.


Gönderen Sıtkı Sıyrıl zaman: Pazar, Kasım 09, 2008 0 yorum