Cuma, Mart 19, 2010

Zagor'un Dövüş Figürleri (2)

Dövüş figürleri diye başladık ancak  Zagorcuların coşmasıyla konu  Zagor’un çıkardığı seslere, (hadi öyle demeyelim) efektlere kadar geldi.  Konu çok zevkli ancak dövüş figürleri de önemli. O yüzden efektler ile ilgili  ayrı bir dosya yapmayı planlayıp  dövüş figürlerine devam edelim.

“Hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz, yazı hariç.” diyordu Orhan Pamuk, Kara Kitap’da İbn Zerhani’nin ağzından.  Yazdıkça, okudukça görüyorum ki Zagor’un ünü boşuna değil.  Ermeni Soykırımı iddialarına karşı argüman olarak “100 bin ermeniye hadi evinize deriz” denilebilen  bir dünyada Zagor’a “fantastik, saçma, abartı” demek izanın çoktan kaybolduğuna işaret ediyor. İddia ediyorum Zagor evreni Türkiye’den daha fazla fantastik değildir.

Öhm. Gündeme girince böyle konudan sapabilirsin işte. Figürlere dönelim biz. Arka sıra, uyuma… Hşş.  Zagor’un her bir figürü yılların tecrübesini, bir çok dövüş ustasının taktiklerini kısacası Zagor damgasını taşıyor. Bunların hepsi bir araya gelince Zagor’un gücünün köklerini anlayabiliyoruz.
Ters sıyırtmaç olarak adlandıracağımız bu hareket kesinlikle Zagor’un  en etkilendiğim hareketidir. Zagor'un Samurayları harcadığı şahane macerasında gördük bu hareketi. (ki “Samuraylar Geliyor” adlı macera klasik western öğeleri ile de çok çok başarılıdır) Şöyle oluyor: Baltayı sol tarafınıza doğru uzatıyorsunuz, hızla kafanızın üzerinden sıyırtıp tam tura yakın çevirmeyle edinilen ivme ile sağ taraftan düşmana ekleştiriyorsunuz.  Baştan soldan vuracakmış hissiyatı yaşattığı için hasmınız tokat bekleyen lise talebesi gibi elini sağ yanağına götürüveriyor. Ama ne yapıyor tecrübeli ve psikopat öğretmen öbür taraftan tokadı aşkediyor. Aynı prensiple Zagor da afallayan ya da yanlış yöne hareketlenen düşmanına aksi istikametten gelen tomruk yüklü kamyon gibi çarpıyor.  Yerden topla sonra samurayın parçalarını.
 Üstten sıyırtma adını verdiğimiz bu hareket de Zagor’un sık sık kullandığı rutin hareketlerdendir. Hasmınız hızla size mi geliyor.  Sizin ise yeterli ivmeyi kazanacak zamanınız ve mekanınız yok mu? Çözüm basit. Hasmınızın hızını kendi hamleniz için de kullanarak, ayağınızı hasmınızın göbeğine dayayarak, hasmın hızını bir 30 km/s kadar da arttırarak üstümüzden savuruyoruz.
Türk filmlerindeki, amacının zaten uçmak olduğu koşuşundan belli olan figüran sayesinde kolay zannetmeyiniz sakın bu hareketi. Doğru zamanda yapılmazsa düşmekle kalmaz rakibinize üstünüze çıkması için fırsat da vermiş olursunuz.
Yumruk, tekme her zaman işe yarayamayabiliyor. O zaman hasmın zayıf yönlerini bileceksiniz.  Gerektiğinde fair playi boşverip çelme takacak, gerektiğinde göz, testis, kulak gibi bir azmanı bile acıyla titretecek yerleri bilecek ve uygun zamanda kullanacaksınız.
Hep yazdık bunları, doğru yer,  doğru zaman, doğru hareket.

14 yorum:

tomrukcan dedi ki...

Sıtkı Hocam, üçüncü karede Zagor'un üzerinden uçan Kızılderili'ye "büyük ruh" dedirten şey ne olsa gerek?

Sıtkı Sıyrıl dedi ki...

o nidayı türkçeye çevirirsek amiyane tabirle "ananıs kim" benzeri bir haykırış elde ederiz. Hiç beklemediğiniz bir anda tay tay durmuş çocuklar gibi, havada kendinizi uçuyor olarak bulursanız, "büyük ruh, allaaah, lan lann" demeye şaşırmamak lazım.

vildan dedi ki...

Zagor’un Darkwood Hakimi macerasında.. Güneş batma, ay dolun olarak doğma şekilleri yapıyoriken.. Sanıyorum Zagor’un daha bi genç.. Daha bi toy olduğu zamanlardan bir kare.. Zagor en çok beğendiğim, püsküllü giysisiyle hem de.. Sarmaşık yardımıyla ağaçtan sallanaraktan.. Düşmanına havadan ani ve beklenmedik bir tekme savuruyor. TUMP tabii… TUMP… Diğerleri ise aynen söyle: ? ? ? ?

onkaplan dedi ki...

judo da "uki waza" dedikleri teknik aslinda evvelden zagordan temizinden sopayı yiyen samuraylarca literatüre sokulmuş bir teknik... epey de sükse yapmış bunlar "yeni hareket bulduk" diye, geyşaların aklını almışlar zagordan afırdıkları tekniklerle...

Romans dedi ki...

ters sıyırtmaç dehşet sükseli ve etkili bir teknik. defalarca denemişimdir. çok iddialıyım. rahatça becerebilirim. doğru yer doğru zaman doğru hareket. çok doğru. yanılmam mümkün değil. nerede, ne zaman ve nasıl yapacağım konusunda çok
deneyimliyimdir. THUD sesini kaç serserinin kafasında defalarca işittim. bittabi elimde balta yoktur. fekat yumruğum baltadan beter vurur. sol tarafıma doğru uzanırım. hızla kafamın üzerinden sıyırtıp tam tura yakın çevirmeyle edinilen ivme ile sağ taraftan ilgiliye ekleştiririm. baştan soldan vuracakmış hissiyatı yaşatır, ben şaşırtır öbür taraftan yumruğu aşkederim. THUD sesi işte bu esnada çıkar.doğru. tomruk yüklü kamyon gibi çarpmış gibi olur. THUD.
yerden parçalarını toplamak mı? karamba karambita. ASLA. bırakırım öyyylee dağınık kalır.




hele

vildan dedi ki...

Binlerce soru işareti ve ünlem yanyana Romans! Bu ne????!!!!
Zagor okuyup,şiddet uygulamak ne demek??!!! Darkwood'un bütün davulları adına!!!! Olur mu ama???
Marifet gibi neler anlatmışsın, hiç yakıştıramadım sana!!!Hem ne zaman oldu bu anlattıkların?
Neden hiç şahit olmadım ki ben bu durumlara??! Kuzu gibi kızsındır. Nerden çıkardın bunları? İnan şaşkınlıktan kalakaldım burada!!??
Karamba karambita yetmez!!! Ahhyyaaakkk! yani Ahhhyyyyaaak!!! Yazdıklarını okuyunca THUD diye bir şey çarptı sanki kafama. Tepemde RRRUMBLE yazısını rahatlıkla görüyorum hatta!!!Pes!

Romans dedi ki...

Normalde aklımın firar ettiği zamanlarda düşündüklerimi, dilime ya da elime ulaşmadan imha ederdim. Fakat Zagor’un Dövüş Figürleri muhabbetinde, demek kendimi samimi arkadaş ortamında hissetmişim. Aklıma gelenlerin peşine düşüp,elime ulaşmadan imha edememişim. İçtenlikle buraya dökmüşüm.

Çoğunlukla hayatı bizim ofisin penceresinden ve televizyondan seyrediyorum malum. Sokağa çıkasım olmasa bile çıkmam gerekiyor. Ne yazık ki insan suretinde görünen… Fakat insanlığın teyet geçtiği mahluklara denk gelmek durumunda kalıyorum. Ofisteysem eğilip çekmecelere küfürlerimi boşaltıyorum.Dışarıdaysam, çantama.
Fakat öyle durumlar oluyor ki boşalttığım küfürler yetmiyor bana.

İşte o zaman aklım firar ediyor başımdan… Hak ettiğini düşündüklerimin yüzlerine, gözlerine Ahhyaakk! diye dalıp gidiyorum… Nitekim dehşetle dövülmeyi hak ettiklerine inanıyorum… Gel beni döv diyen yaratıklar bunlar… İşte o zaman Zagor’un dövüş figürlerinden biriyle ya da bir kaçıyla bunlara ruhen girişiyorum. Kimilerinin kan revan içinde kalıyor yüzleri gözleri… Kimi bütünüyle darmadağın olup, kaldığı yerde donakalıyor… Enteresan olan şu… Her yerde Zagor’un dövüş figürlerini uyguluyorum uygulamasına fakat benden başka hiç kimsenin ruhu duymuyor… Dövdüklerimin bile…

Zagor okumak ise daima bünyeme ilaç gibi geliyor… Zagor'un dövüş figürlerini ezbere bilirim. Kaç kere denedim:))Yaaa..Durumum budur işte:)

tomrukcan dedi ki...

Sıtkı Bey'in "kızlar neden çizgi roman okumaz" tezini tekrar bir gözden geçirmesi gerekecek sanırım :))) Görüldüğü üzere, Romans iyi bir Zagor okuyucusu olduğu kadar, gerektiğinde Zagor'un döğüş figürlerini de başarıyla uygulayabilecek bir potansiyele sahip sanırım :)


Tüm bu karelerde, Zagor'umuzun, sıradan Çinko-Barbun pillere göre ne kadar çevik olduğunu bir kez daha keyifle görüyoruz :)) Sıtkı hocam, bu kareleri elde etmek için tüm külliyatı baştan sona hatırlamak, akılda tutmak gerekiyor sanırım :)))

vildan dedi ki...

Romans'a bir özür borcum var demek ki:)Sabah yüzüme bakıp dalıp gitmişti... Eyvah... Bana hangi Zagor dövüş tekniği ile daldı acaba? Kafamda bir THUD efekti hissettim:) Ağzımdan da "Büyük Ruh!" gibi bir ses çıktı sanki:)

tomrukcan dedi ki...

Sıtkı Hocam, Zagor'un bir de insan olmayan yaratıklara, nesnelere karşı olan mücadeleleri var. örneğin, dev robotlar, makineler, dev ahtapot veya karıncalar vb. Sanırım Zagor'un Dövüş Figürleri (3) 'ün konusu olabilir bunlar :)

Sıtkı Sıyrıl dedi ki...

@romans, metaforlarınızı, gerçek hayatta Zagor baltası kullanma arzunuzu gördüm. Size her sabah kahvaltıdan önce Heidi seyrederek terapi yapmanızı öneriyorum.

@tomrukcan, "neden kızlar çizgi-roman okumaz" tezi çoktan çürüdü. Halk panikte. yeni bir teori üreteceğiz. Dövüş figürlerinde dediğiniz gibi malzeme bol. Seri devam edecek.

Romans dedi ki...

Sıtkı Sıyrıl’ın adıma hitaben yazdığı yorumu okudum. Zagor’un Zagor’un Öyküsü macerası vardır. Başlarda Zagor Çiko’ya dehşet kızar. Sanki Sıtkı Hoca’nın da Zagor’un Çiko’ya kızması misali bana kızdığını hissettim. O halde Çiko’nun ağlaya ağlaya Zagor’a söylediği sözlerin benzerlerini söyleyeceğim:

“Ö.. Özür dilerim.. Kötü bir niyetim yoktu.. Yani aklımda bile geçmezdi.. GASP… Bana ilk kez bu şekilde davranıyorsunuz… Ne olursa olsun bunu hak ettiğimi sanmıyorum… Anlaşıldı… SNIIFF… Artık benden sıkılmaya başladınız.. SNIIFF.. Gideceğim..… Elveda… Dostlarınız, tavşanlar, tilkiler, ve sincaplarla birlikte size iyi şanslar diliyorum!”

Sonra gitmekten vazgeçtim. Heidi’yi
uzun zamandır seyretmemiştim.Fakat Hayao Miyazaki’nin animelerinin hastasıyımdır… Seyretmiyor değilim ki çok sık seyrederim. Küçük cadı Kiki, Komşum Totoro,Prenses Mononoke, Rüzgarlı Vadi.. Bir sürü…
Başucu filmlerim.

Zagor okumaya ise uzun zamandır ara vermişim. Şimdi tekrar okumaya başladım. Hani eski dostunuzla senelerce görüşmezsiniz… Sonra tesadüfen rastlaştığınızda, sanki hiç ayrılmamış gibi bıraktığınız yerden başlarsınız ya Zagor kitaplarına dönmem bu hissi verdi. Hoşuma gitti. Beni epeyce silkeledi
doğrusu… Sanıyorum hayatımı rutinleştirmiş ve etrafıma kayıtsız bakar olmuşum. Gördüğüm çirkinlikleri ve fenalıkları dünya hali sanan, tepkisiz biri olmuşum… Oysa böyle değildim. Misal, kızlar çizgi roman okumaz diyenlere öyle bir tepki veriyordum ki bir zamanlar, canları isterse bir daha bana böyle bir söz sarfetsinler.. Galiba kızlar hayatın akışında okadar çok şeyle mücadele ediyorlar ki sonunda yılıyorlar ve rozetlerini ve silahlarını teslim ediyorlar. Şekle bakınız: Romans… Şimdi uzun zamandan sonra benden başka kimsenin, dövdüğüm kişinin bile ruhu duymadan, Zagor dövüş teknikleri ile birilerinin yüzüne gözüne dalmam sizi rahatsız ediyorsa etmesin… Bilakis mutlu etsin. Zagor sayesinde kendime geliyorum. Bildiğiniz gibi Sıtkı Hocam, çizgi roman okurundan, kötü ya da zararlı biri çıkmaz. Kötüler ve zararlılar zaten Zagor okumaz. Herkes Zagor okusa dünyada kötü kalmaz. Selamlar.

onkaplan dedi ki...

abi ben korkmaya basladim, dunya bildigim dunya degil artik...

vildan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.