Dövüş figürleri bitmiyor. Bitmez de. Zagor evrenini anlamak için, "nasıl olur lan bu, çok saçma" diye beyne düz kontak yaptırmamak için bu figürleri de kavramak gerekiyor.
Zagor Kafası

Herkes hayatında bir kez lakırdısını yapmıştır "Kavgada ilk kafayı atan kazanır" diye. Gerçekten de öyledir. Kafa ve ona asıl gücü veren kafatası kendisinden sert bir cisme vurulduğunda pekmezini akıtma gibi bir riski varsa da, hedefte insan vücudu varsa aslan kesilip, karşı tarafta balyoz olup patlar. Kafayı hele ki burnuna ya da karnına yediğin zaman feleğin şaşar, kalkamazsın. Kafa zaten normalde bu kadar tehlikeliyken Zagor’un kafasının neler yapabileceğini az çok kestirebiliriz. Zagor kafasında karşıda kaç kişi olduğu fark etmez. Koçbaşı gibi dağıtır ortalığı. Buyrun bir vampire dahi kafa atabilen bir adamdan bahsediyoruz.

Buradan Zagor düşmanı kişi ve kuruluşlara kritik bir noktayı da bildirelim. Zagor kafasından kurtulmanın tek yolu Zagor'un hızlandığını, size doğru koştuğunu çabuk fark edip hemen ölü numarası yapmak. Yoksa Zagor hızını aldı mı durdurabilene aşk olsun. Sonra numara yapmaya gerek kalmayabilir. O yüzden erken müdahale önemli diyoruz.
Kuntiz Hareketi

Hep söylüyoruz, sadece fiziksel kuvvetle olmaz bu iş diye. Bir örnek daha işte. Zagor rehin olmuş gidiyorken (Ki Zagor sık sık rehin alınır. Hatta Zagor fanı Ümit Basen’in “Rehin Olmuş Gidiyorsun” adlı acıklı bir parçası da vardır bu durum ile ilgili) böyle müşkül bir durumda bile bir cinlik düşünerek aniden kendini geriye doğru atıp düşmanı ayaklarından yakalayabilmektedir. Çok kuntizsin Zagor.
Eklem Bora Hareketi

Eklem Bora adını verdiğimiz eklem hareketleri de Zagor’un sık kullandığı etkili hareketlerdendir. Eklemleri adeta bir boranın kasabayı alt üst etmesi gibi perişan edip bir poşetin rüzgardaki dansı zarifliğinde (bkz: American Beauty) icra edilen bu hareket düşmanı saf dışı bırakma konusunda garantilidir. Bazı gerçekler var. Ne yazık ki eklemlerimiz en fazla 180 derecelik bir açı ile tek bir yöne açılabilmektedir Bu açıyı değiştirip zorlayınca hem mekanizma bozulmakta, daha doğrusu yalama olmakta, bu sayede eklemin gerektirdiği düzgün açılıp kapanım gerçekleşmemekte hem de kişiye müthiş bir acı vermektedir. Bu bilimsel gerçekleri içgüdüsel ve pratik olarak bilen Zagor, eklemlere ayağını dayayarak “abi de lan” “pes mi olm” gibi lakırdılarla düşmanını saf dışı eder. Hatta şekilde görüldüğü gibi, dizi ile kol dirseğine, aynı anda dizin altı olan bacak bölgesi ile de hasmın bacak eklemlerine baskı yapan müthiş kombosuyla gene kendine hayran bırakır.












