Cuma, Mayıs 21, 2010

Zagor'un Dövüş Figürleri (4)

Dövüş figürleri bitmiyor. Bitmez de. Zagor evrenini anlamak için, "nasıl olur lan bu, çok saçma" diye beyne düz kontak yaptırmamak için bu figürleri de kavramak gerekiyor.

Zagor Kafası
Herkes hayatında bir kez lakırdısını yapmıştır "Kavgada ilk kafayı atan kazanır" diye. Gerçekten de öyledir. Kafa ve ona asıl gücü veren kafatası kendisinden sert bir cisme vurulduğunda pekmezini akıtma gibi bir riski varsa da, hedefte insan vücudu varsa aslan kesilip, karşı tarafta balyoz olup patlar. Kafayı hele ki burnuna ya da karnına yediğin zaman feleğin şaşar, kalkamazsın. Kafa zaten normalde bu kadar tehlikeliyken Zagor’un kafasının neler yapabileceğini az çok kestirebiliriz. Zagor kafasında karşıda kaç kişi olduğu fark etmez. Koçbaşı gibi dağıtır ortalığı. Buyrun bir vampire dahi kafa atabilen bir adamdan bahsediyoruz.
Buradan Zagor düşmanı kişi ve kuruluşlara kritik bir noktayı da bildirelim. Zagor kafasından kurtulmanın tek yolu Zagor'un hızlandığını, size doğru koştuğunu çabuk fark edip hemen ölü numarası yapmak. Yoksa Zagor hızını aldı mı durdurabilene aşk olsun. Sonra numara yapmaya gerek kalmayabilir. O yüzden erken müdahale önemli diyoruz.

Kuntiz Hareketi
Hep söylüyoruz, sadece fiziksel kuvvetle olmaz bu iş diye. Bir örnek daha işte. Zagor rehin olmuş gidiyorken (Ki Zagor sık sık rehin alınır. Hatta Zagor fanı Ümit Basen’in “Rehin Olmuş Gidiyorsun” adlı acıklı bir parçası da vardır bu durum ile ilgili) böyle müşkül bir durumda bile bir cinlik düşünerek aniden kendini geriye doğru atıp düşmanı ayaklarından yakalayabilmektedir. Çok kuntizsin Zagor.

Eklem Bora Hareketi
Eklem Bora adını verdiğimiz eklem hareketleri de Zagor’un sık kullandığı etkili hareketlerdendir. Eklemleri adeta bir boranın kasabayı alt üst etmesi gibi perişan edip bir poşetin rüzgardaki dansı zarifliğinde (bkz: American Beauty) icra edilen bu hareket düşmanı saf dışı bırakma konusunda garantilidir. Bazı gerçekler var. Ne yazık ki eklemlerimiz en fazla 180 derecelik bir açı ile tek bir yöne açılabilmektedir Bu açıyı değiştirip zorlayınca hem mekanizma bozulmakta, daha doğrusu yalama olmakta, bu sayede eklemin gerektirdiği düzgün açılıp kapanım gerçekleşmemekte hem de kişiye müthiş bir acı vermektedir. Bu bilimsel gerçekleri içgüdüsel ve pratik olarak bilen Zagor, eklemlere ayağını dayayarak “abi de lan” “pes mi olm” gibi lakırdılarla düşmanını saf dışı eder. Hatta şekilde görüldüğü gibi, dizi ile kol dirseğine, aynı anda dizin altı olan bacak bölgesi ile de hasmın bacak eklemlerine baskı yapan müthiş kombosuyla gene kendine hayran bırakır.

14 yorum:

vildan dedi ki...

Selamlar,
Bakın ne anlatacağım. Kocaeli 2. Kitap Fuarı'nda kaç gündür dolaşıyorum. İstisnasız her yayınevine "Zagor var mı?" diye soruyorum. Her biri tuhaf bakıyor bana. Sonra "Yok!" diyorlar. Her seferinde Sıtkı Sıyrıl'a biraz daha küsüyorum. En sonunda "Aşkolsun Sıtkı Sıyrıl! Zagor olmaz mı İzmit'te" dedim ki, sesim biraz yüksek çıkmış olmalı... Beni duyan bir görevli.. "Ne o, hergün görüyorum sizi. Artık sıtkınız sıyrılmış olmalı!" dedi. "Yooo!" dedim. Şaşırdım kaldım. Toparladım kendimi. Ben Zagor'un Sözü Bu! bloğunun sahibi diye, memleketin Zagor sorunlarından Sıtkı Sıyrıl sorumlu diye kabullenmişim, iyi mi:)) Zagor bulamıyorum ya, sorumlusu Sıtkı Sıyrıl diye düşünmekteymişim.. Hoppala! demeyin. Aynen böyle... Toparladım tabii neyse ki kendimi. Dedim ne yapıyorum ben? Niye Kitap Fuarında Zagor'un olmamasını Sıtkı Sırıl'a bağlıyorum:))Yaa.. Böyleyken böyle işte.

Demek ders olarak gene Zagor'un dövüş figürlerine geçtik.. Hımm.. Bir okuyayım hele:))

Romans dedi ki...

Çin Heykeli macerasında Zagor, Wong-Lot'un izbandut gibi bir adamıyla dövüşür. Hatırladınız değil mi? Hani sumo güreşçisi ebadında goril adamlardan birine tüm Zagor dövüş tekniklerini uygular. Adam bana mısın demez! Zagor'un hiçbir dövüş darbesi Çinlinin kılını kıpırdatmaz. Zagor ne yapsa adamı deviremez. Sonra akıl eder, umarım kafası kadar midesi sağlam değildir der ve mideye uçarak THUD efekti ile sağlam bir kafa atar. Çıldırır Çinli. Zagor düşündüğünde haklı çıkmıştır. Çinlinin en hassas yeri midesidir. Zagor bunun üzerine bir boks torbası gibi Çinlinin midesine durmaksızın yumruk indirir. En çok sevdiğim Zagor dövüş teknikleri bu macerada mevcuttur:) Uzak doğu sporlarını severim. Siyah kuşak sahibiyim:) Bizim mahallede herkes benden çekinir:))) Bu spora, karate insanı şiddetten uzaklaştırır, barışçıl duygular beslemesini sağlayan bir disiplin yaratır ümidiyle başlamıştım. Karamba karambita. Meşrebim öfkelenmeye yatkın olduğu için, bazen kaşınan kimilerine bir kaç karate hareketi sergilemek durumunda kalıyorum maalesef:) Aynı Zagor'un dövüş figürlerini bildiğim gibi, Tarantino'nun Kill Bill filmlerini de ezbere bilirim. Sadece büyük dövüş ustası Pai Mei nin beş vuruşta ölüm tekniğini kimsenin üzerinde denemedim. Bu teknik şöyledir. Düşmanın beş belirli yerine tak tak tak tak tak diyerekten hızlı darbeler indiriyorsunuz. Acı hissetmiyor. Bir şey olmamış gibi ayağa kalkıyor. Bir kaç adım atıyor atmıyor ki kalbi içinde pattadanak patlıyor. Küt diye ölüyor. Manitu beni korusun. Kimsenin üzerinde bu tekniği uygulamak istemem. Ama bilirim yani... Bildiğim bilinsin istedim:)

tomrukcan dedi ki...

Sıtkı Hocam, biz bu dersten geçmemişmiydik yawu :) Okul zamanlarındaki Manyetik Alanlar I-II-III-IV dersleri geldi valla aklıma. Yok hayır, not ortalamamızı yükseltelim babında bir bütünleme şeklindeyse, ona göre 50 alıp geçelim :))

LOST'un final bölümünü izledikten sonra Zagor'umuzun hiç bir macerası artık bana absürd gelmiyor. Elin adamının elinde fennin ve teknolojinin bilimum imkanları varken, adamların çevirdiği filme bakın, birde Zagor'umuzun maceralarına. Elinde bir baltası ne harikalar yaratıyor. Çocuğa bir de imkan vereceklerdi ki, Süper Mayk'ı da, Gitar Jim'i de cebinden çıkarırdı.

Sıtkı Hocam naçizane bir önerim olacak. Şimdiye kadar hep Zagor'un mütiş dövüşçü, efendim güçlü karizmatik hallerini gördük. Bendeniz naçizane, bir de "Zagor'un İnsan Halleri" konusunda bir çalışma nasıl olur diye düşünmekteyim. Misal acıkır mı, üşür mü, ya da blondie ile olan macerasında dediği gibi "inan bende taştan yaratılmadım" der mi? (Kısmen özel hayatından bahsedilmişti geçmişte) :))


Selamlar

onkaplan dedi ki...

zagorun kafa atma tekniğinin aynısını 2006 dünya kupasında zidane da materazziye uygulamış, fevkalade sonuç almıştı.

böyle tam göğüs kafesine, uçarak...

Sıtkı Sıyrıl dedi ki...

Sevgili Tomrukcan,
Zagor'un insani hallerini elimden geldiğince yaziyorum. Zagor'un günlük hayatı (http://getir.net/urs) adlı çektiğim belgeselde, ve Zagor'un albümünden (http://getir.net/urt) adlı romanımda bunların örneklerini görebilirsiniz.

Vildan hanım, İzmit fuarında bulunmayan Zagor ciltleri ile benim sorumlu olduğumu yazmış ve algı kayması ile de olsa da tutturmuşsunuz. Dağıtımcılık yaptığımdan Zagor dahil bilimum neşriyatı Tüm Türkiye'ye dağıtıyorum. Bisikletin zinciri attığından iki haftadır İzmit tarafına gelemedim. Özür :)

tomrukcan dedi ki...

Sıtkı hocam, tamamen benim cehaletimmiş meğer... belgeselinizi okudum... :))

çiko'nun da dediği gibi "nihayet bütün ölümlüler gibi seninde soğuktan üşüdüğünü görmek beni memnun etti Zagor" :)) netice itibariyle bu kadar EDELE yığını biri olsa da, o da bi insan değil mi..

vildan dedi ki...

İnanmıyorum Sıtkı Sıyrıl, İzmit Kitap Fuarı'nda Zagor'un bulunmamasının sebebi gerçekten siz miydiniz:) Algı kayması mı:)) Buna aslında başka bir şey denirdi.. Çok naziksiniz:)

O zaman bakın size ne anlatacağım. Hayal Kahvem'de Zagor'la ilgili yazdığım bir iki yazı nedeniyle, Zagor okumaya hevesli ya da çocuklarına almak isteyen kızarkadaşlarım vardı. İzmit'te Zagor satan bir yer yok. Kitap Fuarı'nda da Zagor çizgi romanlarından bulamayınca nasıl hüsrana uğradılar bilmenizi isterim. Diyeceksiniz ki,"Sizdeki Zagor maceralarından verseydiniz ya!" Haklısınız elimdeki Zagor maceralarından bir kaçını verebilirdim. Aslında aklımdan geçmedi değil, doğrusu aklımdan geçti ama veremedim. Çünkü feci kötü bir huyum vardır. Biliyorum çok kötüyüm. Kimseye kitap vermem. Kitap cimriliği hastalığından muztaribim... Ödünç bile olsa veremem. Hele Zagorlarımı... Mümkün değil! Ben vermedim. Demek ki siz aslında dağıtımcılık yapıyorsunuz ve Zagor dahil bilimum neşriyatı tüm Türkiye'ye dağıtıyorsunuz. Demek ki bisikletinizin zinciri attığından iki haftadır İzmit tarafına gelemediniz. Yani siz de Zagor'ları İzmit'e getiremediniz.
Afedersiniz Sevgili Sıtkı Sıyrıl, durumumuz böyleyken böyle olduğu halde, neden Drunky Duck kargo ile göndermediniz :))

tomrukcan dedi ki...

Sevgili Vildan, Drunky Duck'a ucuz viski mi içirmişler nedir, son zamanlarda hep iade oluyor kargolar... :)))

Romans dedi ki...

Tomrukcan, ne yani siz de Sıtkı Hocam gibi dağıtım işi mi yapıyorsunuz! Nerden biliyorsunuz?

Bi kere, benim bildiğim Drunky Duck iş başındayken içki içmeyi çoktan bıraktı. Bir müşteri, şikayetçi olmuş. Artık ne içiyor ne de yemek davetlerini kabul ediyor. Hatta benim bildiğim Bach'ın Si Bemol Majör Islık Sonatından bir bölüm çalarak kargo paketlerini teslim ediyor. Alkollü bu parçayı çalmayı becerebilir mi?!

Siz göndereceklerinizi Drunky Duck diye kime teslim ediyorsunuz bilmiyorum. Manitu bilir, Pe Te Te Kargoyu kullanıyorsunuzdur. Karamba
karambita! Geçin bunları bir kalemde Tomrukcan! Size en kısa zamanda DOPS uygulamasını öğrenmenizi tavsiye edeceğim.

Hem profilinizde teknoloji ile ilgilendiğiniz yazıyor, yanlışlık olmuş sanırım, bir an önce düzeltin
derim! Bilmiyorsanız DOPS'u öğrenmenizi öneririm. Siz artık eminim halen Pe Te Te Kargoyu kullanıyorsunuz! Ne kadar demode bir seçim! Bakın, ne oldu? Gönderdim dediniz, ikidir gelmedi Zagor gömleğim. Eğer gene geri gelirse, lütfen artık DOPS'u deneyin! Darkwood Ormanı Posta Servisi!!! Şiddetle tavsiye ederim.

tomrukcan dedi ki...

Selam,
Profilimdeki "teknoloji" ibaresini hemen değiştiriyorum :))
Ben biraz eski kafalıyım diye düşünebilirsiniz, ancak kargo işlemlerinde en az soruyu PeTeTe kargo soruyor... Acaba neden onu tercih etmiş olabilirim sizce?...
Bir dahakine DOPS yerine "Baron Icaro La Plumme" (yazması da ne zormuş yau) ile göndereceğim fekat, biliyorsunuz ki onun "hava taşıtları" hep iniş esnasında sorun yaşar, teslimat adresine varamadan yere çakılır...
Yok yok, ben en iyisi Tonka'ya söliim, geçerken bırakıversin :)))

Romans dedi ki...

Kocaman bir RRUUMMMMBLEEEEEEE! Zagor gömleğim geldi:) Durun şimdi paketi açıp bakacağım. Bekleyin bir saniye... Karamba karambita!!!
Binlerce kasırga aşkına!!!! Bu... Buu.. Giymeyi deniyorum. Fekant kolumdan bile girmedi!!!! Tomrukcan, inadıma yapıp en küçük boy gönderdiniz di mi? Binlerce kafatası aşkına!!!! Tamam... Önce Hintli Ramath gibi yere renkli bir kilim serecem. Bağdaş kurup üzerine oturacam. Sonra bir ucuna küçük bir yağ kandili koyacam. Fitilini yakacam. Boynumdaki keseden çıkardığım esrarengiz bir hapı içecem. Sonra transa geçecem. Sülalemin bütün bıyıklıları adına! Tibet Rahiplerinin yaptığı gibi Hintli Ramath misali ben de beynimden çıkaracağım esrarengiz güç sayesinde, kızmamayı deneyecem!!! Olmaz ki bu kadar da ama!!! Olmaz yani!!!! Tomrukcan'ın yaptığı iş mi şimdi!!!!!

Tam böyle bir yorum yazmaya niyet etmiştim. Haksızlık olur:))) Bu kadar da kötü değilim:)

Tomrukcan, gerçekten çok zahmet ettiniz. Zagor gömleğimi gönderdiniz. Karamba karambita Tomrukcan. Ömrüm boyunca size borçlu kalacam:)) Zagor gömleğimi giydim. Bir fotoğraf çektirdim. Zagor'un Sözü Bu! bloğuna en kısa sürede göndercem:) Fekant bir şey söylemeliyim... Siz siz olun benim sözlerime inanmayıverin:))

Tomrukcan yaptığım ve yapacağım eziyetler için şimdiden peşin peşin özür dilerim. Toptan!!!! Şimdi ben dışarı çıkayım... Zagor gömleğimle bi havamı atayım:)) Kocaman bir RRUUMMMMBLEEEEEEE!

tomrukcan dedi ki...

Aman efendim, bir an için KÇ beden Zagor gömleğinin de küçük geldiğini sandım ki, E(xtra)W(ide) beden mi göndermeliydim diye panik oldum :)

İyi günlerde giymeniz dileğiyle efendim :))

Sıtkı Sıyrıl dedi ki...

Ahaha. Gömlek hakikaten varmış. işte mutlu sonla biten bir macera daha.

Romans dedi ki...

Karamba karambita! Ne yazarsanız yazın bugün size kızamam:)
Çok şükür dostlar! Benim de artık bir Zagor gömleğim var:)))
RRUUMMMMBLEEEEEEE!

(fekant yazıyorum bunu bir yere,
E(xtra)W(ide)'ı anlamadım sanıyosunuz değil mi? peki.. manitunuza şükredin. bugün ballı gününüzdesiniz tc)