Cuma, Temmuz 02, 2010

Zagor Uçmayı Öğretiyor




27 yorum:

Romans dedi ki...

Eczacı dedemin tüm hileli ilaçları adına! Ne hoş kareler bunlar. Çok sevdim.

Sıtkı Hocam, konuyu dağıtma demezseniz bir şey söyleyeceğim.
Bakın, uçmada üstüme yoktur.Hele ağaçtan ağaca sarmaşıkla uçmayı var ya gözüm kapalı yapabilirim.
Çok denedim rüyamda.Benim derdim diyelim ki uçurumun bu yanında kaldım. Veya bir nehrin.
Karşıya geçmem gerekiyor. Sarmaşık yok. Karşı kıyıya kement atıp geçmem gerek. Kementi baltama dolayacağım ve karşı kıyıdaki bir ağaca veya kayaya SWIISS efekti ile fırlatacağım. haydi diyelim fırlattım ve karşı kıyıdaki kayaya dolandı. Ben de kemerimi çıkardım ve ipe takıp iki ucundan tuttum. İp üzerinden kemerimle karşı kıyıya kayıyorum... HAY AKSİ!!
aksilik bu ya!! Ya tomrukcan oradan geçiyorsa? Ya ipimi koparır düşürürse beni suya? Eskiden rüyamda karşıdan karşıya salimen geçiyordum. Şimdi ne zaman bu rüyayı görüyor olsam, Tomrukcan beliriyor ekranda!! karamba karambita!!! nasıl kurtulabilirim bu kabustan? Bir kıyıdan karşı kıyıya kementle kaya kaya geçemiyecek miyim ben bari rüyamda!
Hiç rahat yok mu bana? Karamba karambita!!

tomrukcan dedi ki...

Romans, tomrukcan hiçte öyle kement atıp, ip gerip yok efendim "suzi çamaşır yıkar, gözünden seller akar" şarkısı söyleyip darkwood'da gezmez bir kere... O tıpkı Baron Icaro La Plumme gibi, teknolojik aletler kullanmayı tercih eder, eh bazen başarısız olduğu da vakaadır, o zamanlarda düşüş yerini iyi planlayamayabilir. Siz gene de yolda yürürken arada bir yukarılara bakınız, bindiğim fıçıkopter her an tepenize düşebilir...

Hee, Ramath'ın yanında, okulun mecburi yaz stajı nedeniyle bir süre bulunmuştum... Uzaktan rüyalara girebilirim... Fekat dikkatli bir Zagor okuyucusu olduğunuza göre bilirsiniz ki, Ramath her zaman Çiko'nun rüyalarına girer, çünkü Zagor'un iradesi çok güçlü olduğundan bunu başaramaz Ramath. Öyle, yani...

Romans, bu arada Sıtkı Sıyrıl'ın kim olduğunu siz merak etmiyor musunuz? Sadece ben miyim onu merak eden? Yoksa SS yıllar önce uzaya gönderilmiş bir haberleşme uydusu mu?

Romans dedi ki...

Ben işyerimden ayrıldım ve şimdi yaşadığım yerden ayrılıyorum. Bambaşka bir mecraya doğru gidiyorum. Zagor'un Sözü Bu! bloğu sayesinde tekrar Zagor okumaya başlamıştım. Bırakamam artık. Okumaya devam edeceğim. Güzel dostlar tanıdım bu blogta.
Hele Tomrukcan... Neler yazdım Tomrukcan'a:)) Düşündükçe ter döküyorum... O da az değildi. karamba karambita! Nasıl kışkırtıyordu beni.. Güya atışma yapıyoruz.. Fekant biraz daha devam edersem, atalarımın romantik ruhları aşkına... Hislerimin romantikleşeceğinden korktum.. Neyse ki zaten gidiyorum. Öyle yazdığım gibi geri iade etmem mümkün değil. Bana gönderdiği Zagor gömleğini ömrüm boyunca saklayacağım. Çok teşekkür ediyorum kendisine... Yazdıklarım için özür dilerim... Kızdırdıyordu ama beni ne yapabilirim!!

Bu arada itiraf edeyim... Sıtkı Sıyrıl'ın kim olduğunu merak ediyorum:) Tomrukcan'ın kim olduğunu da merak ediyorum:)) İçimi çeke çeke ben gidiyorum.
Karamba karambita!! ELVEDA.

tomrukcan dedi ki...

ah!!!!!! Romans, nasıl yani? ne demek şimdi bu? Eczacı dedemin tüm hileli ilaçları adına... Nasıl bir hikaye bu!!!! Yarım kalan Zagor maceralarından beter bir durum...

Hay allahhh... en azından sizin tekrar zagor okumaya başlamanıza sevinelim bari.... Peki nereye gidiyorsunuz? Orada hiç internet yok mu? Telefon icad edilmemiş mi yoksa?
Yoksa siz gerçekten Darkwooda mı dönüyorsunuz?

Arada bir Drunky Duck ile posta güvercinleri uçuracağınızı umuyoruz... Zagor gibi, zagor okurları da eski dostlardan haber aldıklarında memnun olacaklardır..

Hoşçakalın... o zaman... şansınız açık olsun....

vildan dedi ki...

Heyy! Romans gitti diye herşey bitti mi? Artık niye kimse yazı yazmıyor ki:)Sıtkı Sıyrıl, iyisiniz değil mi?

Ohooo! Yoksa Zagor'un Sözü Bu bloğu, yarım kalmış macera acısını,
hissettirmek mi istiyor okuyucularına? Eczacı dedemim tüm hileli ilaçları adına... Hatta üstüne bir de Karamba Karambita! Eee.. Yeni bir yazı okuyamayacak mıyız yoksa:)

hanac dedi ki...

Sıtkı hocam nerhaba,

Yaz tatili ne zaman bitiyor ?

Zagorcular sabırsızlanıyor, Kral FM altyazı geçmiş.

tomrukcan dedi ki...

Evet, katılıyorum kesinlikle. Hem Zagor gittiği hiç bir maceradan bu kadar geç dönmemiştir hocam.... Nerelerdesiniz? Bisikletin zinciri mi attı yoksa gene?

Mr. Aşkın Güngör dedi ki...

Zagor konmayı da öğretsin! Kırdık kafamızı uçalım derken hacı!

vildan dedi ki...

Heyy, neyse.. Yıllık izni kullanma durumları var demek ki:) İnanın korkmuştum Sıtkı Sıyrıl artık yazmayacak diye de.. "Romans gelemezsen haber ver, ben sana geleceğim!" diye tamatamla haber göndercektim:))Kaç gün ki bu yıllık izin acaba? Toptan kullanıyor olmalı Sıtkı Sıyrıl, tüm iznini arka arkaya.. Hem ben yeni bir dövüş figürü yakaladım biliyor musunuz? Karamba karambita! Sıtkı Sıyrıl'ın unuttuğu bir dövüş figürü galiba:)) Anlatacam bir ara.. Yayın başlasın da....

hanac dedi ki...

Sıtkı hocamız yaz tatilini Ramazan bayramı ile birleştirmeye karar verdi herhalde.

Zagorcular yürüyüşe geçmiş, Kral FM üstyazı ile geçti.

Mr. Aşkın Güngör dedi ki...

Demek ki Sıtkı Sıyrıl Romans'mış. Sıtkı Sıyrıl Süperman kimliğiymiş, Romans da Clark Kent... E baksana, aynı anda kayboldular ortadan. Bu durumu sezmeyecek kadar Jimmy Olsen da değiliz yani.

tomrukcan dedi ki...

vayy, demek ben Sıtkı Sıyrıl'a gömlek göndermişim, Romans diye... Hay allah devrelerim allak bullak oldu şimdi :)) Sıktı Hocam bir açıklama rica ediyoruz, bir yalanlama lütfen :))

Hem biz Romans'a "Clark Kent" olamazsın dememiştik, "Muhtar Kent" olamazsın demiştik... O da gidi süperman olmuş....

tomrukcan dedi ki...

Rivayete göre, Sıtkı Hoca, Zagorun uçma derslerini bizzat uygularken "üçüncü kural" da kural hatası yapmış, kendisini kompile alçıya almışlar... az önce Drunky Duck haber getirdi. Ford Kalesi'ndeki revirde yatıyormuş kendisi... Acil şifalar diliyoruz burdan ve sıradaki parçayı kendisine armağan ediyoruz. Serdar VERKAÇ söylüyor "hayat beni neden soyuyorsun"

hayal kahvem dedi ki...

Karamba karambita... Ben var ya birden korktum, acayip evhama kapıldım biliyor musunuz? Biz burada makara yapıyoruz ama ya Sıtkı Sıyrıl'a bir şey olduysa? Böylesini hiç düşünmüyoruz..
Of! Ya Sıtkı Sıyrıl’ın başına bir şey geldiyse? Elimiz kolumuz bağlı oturacak mıyız burada yani?

Düşünüyorum ne olabilir diye.. Her şey olabilir… Mesela Baron Bela Rakosi geldi aklıma.. Sıtkı Sıyrıl bloğuna Zagor’un düşmanı diye alaylı bir üslupla Baron Beka Rakosi hakkında uzun bir yazmıştı ya… Ya Sıtkı Sıyrıl ile Rakosi şans eseri tanıştılarsa.. Bir arkadaşının kervan liderliğine yeni başlayan oğlunu kollamak için kervana katılan Sıtkı Sıyrıl, kervandaki atlı arabalardan birinin Macaristan’dan Amerika’ya göç eden Baron Rakosi’ye ait olduğunu bilmeden maceraya bulaşmışsa.. (ne uzun cümle bu..) Darkwood’un bütün davulları adına! Düşünmek bile istemiyorum.. Of !Vampirlerin kalbine çakılan kazık gibi SWACK efekti işittim… Sonrası kıyamet, tarraka….

Hay allahh, bin keçinin sakalı, karamba karambita, Darkwood'un tüm davulları adına... Ya Hellingen’e ne diyeceksiniz? Ne demişti Sıtkı Sıyrıl bir yazısında..
“Öhm. Hellingen’e dönersek,
Zagor evrenindeki en tutarlı, en istikrarlı en önemli düşmanlardan biridir kendisi.” Yok ama Sıtkı Sıyrıl böyle yazmıştı, Zagor’un düşmanı diye fekant hakkını da teslim etmiştir Hellingen’in.. Mesela “istikrarı ile Zagor okuyucusunun gönlünde Zagor düşmanı da olsa haklı bir yer edinip, maceraları zevkle okunmaya devam ediyor.” demiştir yani.. Sadece ne korkutuyor beni biliyor musunuz? Sıtkı Sıyrıl “Helligenin entarisi ala benziyor” şeklinde bir türkü yaktığı için acaba Hellingen düşmanlık beslemiş ve ne bileyim Sıtkı Sıyrıl’ı Wisconsin’de
kurulan Skylab bilimsel araştırma merkezine götürmüş olabilir mi? Kobay olarak kullanmak için yani anlatabiliyor muyum? Allah saklasın yaa! Olabilir mi?

Yok.. Sülalemin bütün bıyıklıları adına, eczacı dedemin tüm hileli ilaçları adına.. Yoo.. Devam edemeyeceğim.. İçim fena oldu valla.. Bunlar bence benim kuruntularım olabilir… İyi de insan hiç ses vermez mi? Acaba Sıtkı Sıyrıl… Acaba… Bu kadar uzun nereye tatile gitmiş olabilir????? Haydi gitti diyelim, neden tek satır yazmıyor olabilir? Of! Aklıma başka bir şey daha geliyor aslında da.. Yok yazmayacağım... Olamaz bu kadar ama!!!!
Yooooo.. Aklımdan bile geçirmemeliyim... Daha neler yaaa!
Karamba karambitaaa!

hayal kahvem dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
tomrukcan dedi ki...

Sıtkı Hocam, Zagor bu uçma dersinden ne zaman mezun olacak. hayırdır, bütünlemelere mi kaldı, aynı dersi alttan mı alıyor, hoca mı kafayı taktı kendisine?

Kral FM az önce üst yazı geçti. Sıtkı Hoca sizi perde arkasından izlior dedi...

hayal kahvem dedi ki...

Zagor’un Huronlar adlı macerasını okumuşsunuzdur mutlaka.. Ben yeni okudum da.. Of! Yeni senaryolar oluştu kafamda.. Şöyle… Huron yerlileri var ya.. Çok fenalar.. Öyle böyle değil yani.. Çok fena.. Hele Lekeli Kuyruk adında bir Huron var. Büyük Göller bölgesinde herkes adını bilirmiş te… Şimdi Lekeli Kuyruk Darkwood’da şan yapmak istermiş… Of! Ne geldi aklıma… Ya Lekeli Kuyruk meşhur olmak için Sıtkı Sıyrıl’ı kaçırmak istemişse… Ya Sıtkı Sıyrıl mücadele ederken başını taşa vurup hafızasını yitirmişse… Ya Huronlar hazır hafızasını yitirmişken, Sıtkı Sıyrıl’ı Huron yerlisi yapmışlarsa… Sıtkı Sıyrıl Zagor’un dövüş tekniklerinin sırlarını çok iyi biliyor ya… Tüm sırları Sıtkı Sıyrıl’dan öğreniyorlarsa… Eyvah! Olabilir mi? Sıtkı Sıyrıl ortaya çıkmıyor ya… Komplo teorilerinde uzman oldum valla… Yaaa… Sıtkı Sıyrıl ne zaman dönecek? Haber alan var mı acaba?

tomrukcan dedi ki...

Efendim, çok önce yzamıştım ben... SS aslında bir makinaydı. en son elektrik fiyatları çok yükseldiği için şalterini kapamışlar... o yüzden cevap vermiyor bize...

içimizden birinin bu görevi üstlenmesi gerekecek... Ben sizi öneriyorum aday olarak :))

hayal kahvem dedi ki...

Bildiğiniz gibi Zagorumuz genelde pek espri yapmaz. Siz hiç Zagor maceralarında:

-Oo, Oturan boğa… Sana neden bu ismi verdiler yav? Boğanın neresine oturdun ki?

ya da

-Oturan Boğa hocam , sen Esen boğa havalimanını biliyon mu? Ehehehee.

Diye konuşma balonları gördünüz mü? Yooo… Zagor ne yapar peki? En fazla Çiko’nun esprilerine “Hahaha ömürsün Çiko” der… Maalesef o kadar...Ben yorumunuza farklı bir gülme efekti ile tepki gösterecektim fekant bloğa uygun olsun diye en fazla “Hahaha ömürsünüz Tomrukcan” diyebiliyorum size… Neyse..

Sıtkı Sıyrıl makine olamaz bir kere… Yazdıkları makineden çıkmış gibi değil ki, fazlasıyla insani…

Sonra demek beni Sıtkı Sıyrıl yerine aday olarak öneriyorsunuz.. Tomrukcan siz arkadaşlarınızı ne çabuk harrr… şeyy… unutuyorsunuz… Romans’a da aynı şeyi yaptınız.. Kız gitti… Arkasından hep makara yapıyorsunuz… Eczacı dedemin tüm hileli ilaçları adına… Şimdi Sıtkı Sıyrıl bitti öyle mi? Hiç mi aramayacağız yani kendisini? Karamba karambita Tomrukcan.. Sizden haber alamazsak “ne oldu bu çocuğa acaba?” demeden unutalım mı yani sizi? Yok artık! Pes vallahi!!!

hayal kahvem dedi ki...

Yooo... Tamam. Ben artık pes ettim.
Her numarayı denedim. Okadar çok yorum yazdım ki yoruldum vallahi. En son Tomrukcan'a kızmış ayağına bile yattım. Yoo.. Tamam.. Benden bu kadar..

Ya Tomrukcan.. Ya Aşkın.. Ya Hanac.. Herkes üzerine düşeni yaptı. Sıtkı Sıyrıl bir kez bile ses vermediğine göre, Zagor'un Sözü Bu Bloğu'na, ELVEDA vaktim geldi de geçti bile...

Hani Sıtkı Sıyrıl acıyı tarif ederken, Zagorsever bünyenin acısını anlatır da, en iyi acı tarifinin çizgi romanların yarım kalmış macerası olduğunu söyler ya, inanın o acıyı içimde hissederek Zagor'un Sözü Bu Bloğuna ELVEDA diyorum. Bir daha yorum yazmam artık. Romans gibi ben de gidiyorum... Karamba karambita. ELVEDA!

tomrukcan dedi ki...

Bu kadar iyi rol yapabildiğime kendim bile şaşırıyorum... Haftalardır SS yok sanıyorsunuz hepiniz değil mi? Halbuki aylardır Tomrukcan nick'iyle yazan kim sanıyorsunuz? Hahhaaaa... Çok şaşırdınız değil mi?

Sıtkı Sıyrıl dedi ki...

Arkadaşlar buradayım :) Uzun bir tatil geçirdim. Bugün mesaiye başladım. Blog da cumadan itibaren yayına devam edecek. Blogu biraz habersiz bıraktığım için müdavimlerimizden özür diliyorum... Telafi için tatil kompozisyonumu sunuyor, görüşmek üzere diyorum:

-Tatil-

Tatil çok güzeldi. Denize girdik. Ben hep yüzdüm. Aylin'in ayağına kestane dikeni battı. Güldük ama canı acıdığı için üzüldük. Sonra yemek yedik. Güneş çok sıcaktı. Bence tatil çok güzel. Bir çocuk hep gemiden atlayıp daldı. Bence boğulacaktı. Ama dipten para çıkardı. Bir de Aylin denize çişini yaptı. ihihi.ben denize hiç yapmadım. Arkadaki çalılıklara yaptım ama bir kere ısırgan otu ısırdığı için çok fena acıdı. Bence ısırgan otlarını yolmak lazım ama eldivenle. Tatil bitince eve döndük. Eve hırsız girmediğinden sevindik. Evde peynir kalmamış ama. Yarın alacağız. Tatil çok güzel.

hayal kahvem dedi ki...

Selam Sıtkı Sıyrıl,
Bütün gün ofiste dert dinleyip dert anlatınca, gelenler geldiler üzerime, elimi dayadım çeneme ve dedim ki:"Binlerce kasırga aşkına! Keşke şimdi Darkwood ormanında olsam, Zagor gibi daldan dala uçsam." Evet şimdi aynen böyle düşündüm.

Bu yukarıdaki fotoğraflardaki gibi ağaçtan ağaca atlama mevzusunu yerinde görebilsem deneyebilsem diye arada darlandığımda aklımdan geçiyor ne yalan söyleyeyim... Ama biliyorum bu ahval ve şerait içinde bu hayalimi gerçekleştirmem çok zor. Peki, siz denediniz mi mesela? Ya da Tomrukcan ya da Hanac denemişler midir? Sahiden bir ağaçtan bir ağaca uçulabiliyor mu böyle? Karamba karambita!Çok merak ediyorum yeminle!

tomrukcan dedi ki...

Efendim, hikayenin orijinalinde Zagor aslında bu uçma derslerini Çiko'ya anlatır. Ve Çiko iki kez denemesine rağmen pek başarılı olamaz. Belki Sıtkı hoca, o kareleri de ekler buraya :))

Dolayısıyla, öyle ağaçtan ağaca atlamak Tomrukcan'ın hiç başarabileceği bişiy değildir. Halen 100kg üzeri (0.1 TON oluyor yani) bir ficutu taşıyacak bir sarmaşık, çok zor bence :))

hayal kahvem dedi ki...

Yok ama Tomrukcan, baksanıza fotoğraflara ne kadar basit gözüküyor:
1.kural- sağlam bir sarmaşığa sıkıca tutunursun

2.kural- hızla kendini boşluğa bırakırsın… hooop.. hatta paaa…

3.kural- hızın azalmaya başlayınca başka bir sarmaşık yakalarsın..
Ve böylece sürüp gider…

Off! Şahane bir duygu olmalı… Atalarımın bütün eli hamurluları aşkına… Keşke şimdi eve böyle gidebilseydim!!

İnanmıyorum Tomrukcan… Siz 1ton musunuz? İyi bende 1 tonum… Yan yana gelirsek tonton oluruz? Siz inanacağımı mı zannediyorsunuz bu şakanıza… Bana göre Zagor okuyan biri şişko olmaz… Çekemezki Zagor’u… Kıskançlığından çatlar valla. Şimdi böyle diyorum ama bir istatistik yapılmış mı, şişko Zagor okuru var mıdır ki acaba? İnanmıyorum..Karamba karambitaaaa!

hayal kahvem dedi ki...

Sıtkı Hocam, bu yıl "Zagor’un kırdığı potlar, devirdiği çamlar" diye bir çalışma konumuz olacak mı acaba? Şeyy! Sülalemin bütün bıyıklıları adına.. Şeytanın boynuzu hatta! Of! Ne yazdım ben yukarıda.. Şişko Zagor okuru neden olmasın ki… Hanac olabilir… Sıtkı Sıyrıl olabilir… Tomrukcan şaka yapmamış olabilir… Olabilir yani… Çiko gibi biri mesela:) Çokta sevimli olur hatta.. Tamam çevir kazı yanmasın vaziyeti sergiliyor olabilirim burada amaa… Ne desem ki şimdi.. Of yaaa.. Neden düşünmeden yazıyorum hep bıdı bıdı bıdıd... Karamba karambitaaaa… "

Sıtkı Sıyrıl dedi ki...

Uçma olayı esasında çok öğretilebilecek bir şey değil bence. Otostopçunun Galaksi Rehberi'nde uçmanın tarifi şöyle verilir. Uçmak kolaydır, herkes yapabilir, kritik nokta düşerken, tam çarpacakken kendini yerden sektirebilmektir der. Bu sektirmeyi sürekli yapınca teknik olarak uçuyor olacaksınız.

Kısacası Zagor da Otostopçu da işin konsantrasyonda olduğunu vurguluyor. Uçmak kolay diyor. Matrix'te de öyle değil miydi, free your mind!

Anahaber bültenlerinde görüyoruz bazen. Superman'a özenen küçük Ömer damdan atladı diye. Azıcık elinden tutan olsa bu çocukların bizim de şehirde yaşayan kahramanlarımız olması içten değil ama bu hoyratlıkla zor.